
Günümüzde Alt ıslatmada birçok tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Yaygın bilinen ilaç tedavisi uzun yıllardır kullanılmaktadır. Kullanılan ilaçların etkileri sınırlı kalmakta, uzun süre kullanım sonucu değişik yan etkiler ortaya çıkabilmektedir. İlaçların kesilmesiyle birlikte alt ıslatmanın nüksetme oranı yüksektir. İlaç tedavisi dışında, akupunktur, hipnoz ve değişik halk ilaçları gibi alternatif tıp yöntemleri denenmektedir. Bu yöntemlerin alt ıslatma tedavisindeki başarıları tartışmalıdır.
Alt ıslatmada en etkili tedavi,ilaçsız ve doğal bir çözüm olan alarm yöntemidir.
Alarm yöntemi
Alarm yöntemi; alarm cihazları kullanılarak şartlı refleks oluşturma esasına dayalı bir davranışsal terapidir. Bu yöntemde çocuk veya kişi, alarm cihazını takarak yatmakta, cihazın duyar ucu (sensör) ıslanınca alarm vererek kişiyi uyandırmaktadır. Bu işlemin tekrarlanmasıyla üç-dört hafta içinde “şartlı refleks” oluşmaya başlar. Daha açık bir ifade ile gece idrarın gelmesi, altını ıslatma , alarmın çalması ve uyanma periyodunun tekrarlanmasıyla beyin şartlanarak kişi altını ıslatmadan uyanmayı veya sabah kuru kalmayı öğrenmektedir. Bu şekilde ortalama 2-3 ay içerisinde kişide şartlı refleks oluşarak kuru kalma sağlanır.

Alarm yönteminin konunun uzmanı bir doktor tarafından uygulanmasıyla alt ıslatma tedavisindeki başarı oranı % 90 'ın üstüne çıkmaktadır. 1 ay tamamen kuru kaldıktan sonra tedavi sonlandırılabilir. Nüksetme nadirdir. Nüksetme durumunda cihaz 1-2 ay daha kullanılır.Özellikle , çocukları kendine güvenini arttıracak bir yaklaşımla ödüllendirme, gerektiğinde uykuyu hafifletici tedbirleri alınması alarm yönteminde başarı oranını arttıracaktır. Alarm yöntemi, mutlaka konunun uzmanı bir doktor tarafından uygulanmalıdır. Çünkü; Alarm cihazları çocuğun veya kişinin yaşına , uyku ağırlığına ve sosyal durumuna göre seçilmelidir. Rasgele kullanılan alarm cihazları sonuç vermeyince bu yöntemin de işe yaramadığı gibi yanlış bir kanaat oluşacaktır. Bu da, tedavi imkanı olan bir sorunun çözümsüz kalmasına neden olabilir.